başörtü asalet mi?

ÖRTÜNMEK ASALETTİR
ALPEREN GÜRBÜZER

Elbise süs, Yüce Mevlanın hayanın korunmasına yönelik armağanı. örtünme hem kendiliğinden güzel, hem de örtünene asalet katması bakımdan güzel, çünkü bu asalet ilahi kaynaklı olup takva güzelliğidir. Ey Ademin çocukları! Size avret yerleriniz örtecek ve süs olacak elbise indirdik, takva elbisesi...İşte bu daha hayırlıdır(A’raf,26)
Örtünmenin hakkını vermeli, öyle örtünenler var ki örtünük çıplaklar dense daha yeğdir. Kısmen açık, kısmen dar örtünmek setrü avretten sayılmaz. Aslında örtünme ile şeytanın insana kurduğu hile gereği cennet yurdundan atılmasına sebep olan tuzaktan kurtuluruz. Örtü ile hertürlü pusu ve aldatmalardan arınılır.
Erkeğin avret yeri göbek ile diz kapak arası, kadının saç diplerinden başlayıp kulak yumuşağından çene altına kadar yüz kısmı, yani elleri ve ayakları dışında kalan bütün bedenidir.
Tesettür cennet anısı aslında. Rasul-i Kibriya Efendimiz; Cehennem halkından iki sınıf insan var ki sığır kuyrukları gibi kamçıları olan, onlarla insanları dövenlerdir. İkinci grup ise giyinmiş, fakat çıplak kalan erkeklerin kalplerini kendilerine meylettiren vücutlarını sağa sola eğip çalımlı yürüyen kadınlardır. Onların başları Horasan develerinin hörgüçleri gibidir. Bunlar cennete giremezler. Oysa o koku çok, ama çok uzun mesafelerden duyulmaktadır (müslim) diye beyan buyuruyor.
Örtünmesine örtünen var, ama dikkat edilmediği de bir vaka. Üstelik dikkat çekmek için örtünme de sözkonusu, dolayısıyla örtünmemiş oluyorlar. Hem Hz.Adem(a.s)’a hem de Havva anamıza cennette kendilerine özgü giyinme giysisi verilmişti, yani cennete has örtünme modeli diyebiliriz.. Bu yüzden örtünmenin haya olduğunu, hayanın da imandan bir cüz olduğunu iyi bilen şeytan hileye başvurarak sinsice tuzağını hazırladı ve her ikisine de vesvese verip, yasak ağaçtan yemelerini sağladı. Tüm bu plan ne içindi? Hiç şüphesiz haya denen libaslarının açılıp avret yerlerinin görünmesi içindi. Öyle de oldu, ama olanlar da oldu. Ne oldu? derseniz verilecek cevap; ana yurttan yeryüzüne göçümüz gerçekleşti.
Gerçektende avret yerlerinin açılması haya duygularını altüst ediyor, her türlü kötülüğe kapı aralıyor, edebin yok olmasını beraberinde getirip, nihayetinde de mahramiyeti silip süpürüyor..
Dünyaya düşkünlük, nefse kölelik demek, özellikle bu düşkünlük kadınlarda vücudunu meta haline getirme iştahını kabartmış ve hızla erkekleşmeye doğru ilerlemelerini sağlamış, adeta şeytan kadınlara; ana ve babanızı cennet elbisesinden dünya çıplaklığına dönüştürdüğüm gibi sizlerinde haya perdelerini çözerim ültümatonu veriyor ve derhal çıkarın dercesine örtülerini üzerinden alıyor. Allah(c.c); Ey Ademin çocukları! Şeytan avret yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerni soyarak anne babanızı cennetten çıkardığı gibi sizide aldatmasın(Araf, 27)buyurarak bu durumu teyid ediyor zaten. Yine Allah (c.c); Ağacın meyvesini tattıklarında avret yerleri kendilerine açıldı. Bunun üzerine (haya duygusu ile) cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara şöyle seslendi... Ey ademin çocukları! Size avret yerlerinizi örtecek ve size süs olacak. Elbise indirdik; takva elbisesi.. İşte bu daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar(A’raf 20-27) buyuruyor.
Şeytan Cennette aldattı, dünyada da aldatmaya ara vermeden devam ediyor, açılıp saçılın diyor insana, haya perdesini açılınca insanların imanını çalmak kolay olacağını biliyor çünkü.
Allah(c.c), tüm canlıları çıplak yaratmış, insanda öyle. Fakat ilk yaratılışta insanın bir farkı vardı, avret yerlerini cennete özel örtüyle örtmüştü. Dünyada giydiğimiz örtü yukarda da bahsedildiği gibi aslında cennet hatıramızdır. İşte insanı diğer canlılardan ayıran bu özelliktir.
Örtünme herşeyden önce Allah’ın emri:
Ey Peygamber! Hanımlarına kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden tanınıp eziyet edilmemeleri için daha uygundur. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir(Ahzap, 59)
(Habibim) Mümin kadınlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu boyun, kulak, baş, kol ve bacak gibi yerlerini) açıp göstermesinler. Ancak bunlardan görünmesi zaruri olan(yüz,eller,ayaklar) müstesna. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar(göğüs ve boyunlarını) göstermesinler, ziynet(yer) lerini ancak şu kimselere gösterebilirler:....(Nur,31)
O halde mümin kadın nikahı düşen yabancı erkeklere karşı tesettürlü olması mecburidir. Kadın zaten yaratılış gereği haya duygusu ile örtünür. Kadın yabancı bakışlara karşı silahı ve kalkanı örtüsüdür. Tesettür bu yüzden asaletten sayılmıştır. Bakın Cariye azad olurda derhal örtünmezse namazı bozulur. Çünkü örtünme farzı cariyeye azad edildiğinden itibaren başlar. Yani örtünme özgürlüğün nişanesi aynı zamanda. Dolayısıyla Asr-ı saadet hanımları örtünme emri gelir gelmez esalete büründüler:
(Ey Peygamber hanımları) evlerinize oturun. Evvelki cahiliyet çıkışı gibi çıkmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah’a ve Rasulüne itaat edin(Ahzab,33) ayeti celilesi doğruluyor bunun isbatı.
Mahremiyet örtü ile anlam kazanır. Bazıları örtüsüz çağ modernliği ile övüne dursun kalbin safiyetini yitirdiklerinin farkında bile değiller. Teşhircilik adeta göklere gönder olmuş, değer kaybına uğradığımız her geçen gün ayyuka çıkmış vaziyette ve bu durum aileyi içten içe parçalamakta çökertmekte üstelik..
Nasıl ki oruç ibadetiyle hem içimiz hem de dışımız kontrol altına alınıyor ise örtü ile de hem dışımız hem içimiz Allah’tan gayri herşeye perde olmaktadır. Eşlerde birbirlerinin örtüsüdür bu yüzden.. Allahü Teala evlilik için; Onlar sizin elbiseniz, sizde onların elbisesiniz(Bakara 187) buyuruyor. Evlilik eksiklikleri tamamlar, tek baş yastıkda kocamakla(örtüyle) aile ocağı tüter ancak. Tek başına hayat çoraklık ve çöllüktür.
Evlilik dışı hayat çırılçıplak hayat demek, avara avara bu dünyada nefesini tamamlamak nereye kadar?
Velhasıl; gerek giyinik çıplak, gerekse örtüsüz çıplak hali asaleti yok eden yapışık ikizlerdir bu böyle biline vesselam.