Warning: Table './cepmuva1_ezanvakticom/sessions' is marked as crashed and should be repaired query: SELECT u.*, s.* FROM users u INNER JOIN sessions s ON u.uid = s.uid WHERE s.sid = '96895b5e2e96efbf698db53d2839fe3e' in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc on line 172

Warning: session_start() [function.session-start]: Cannot send session cache limiter - headers already sent (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 811

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 488

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 489

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 490

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 491
NAMAZIN SÜNNETLERİ | ezan@vakti


NAMAZIN SÜNNETLERİ

  • warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/common.inc on line 141.
  • user warning: Table './cepmuva1_ezanvakticom/sessions' is marked as crashed and should be repaired query: SELECT COUNT(sid) AS count FROM sessions WHERE timestamp >= 1269214766 AND uid = 0 in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc on line 172.
  • user warning: Table './cepmuva1_ezanvakticom/sessions' is marked as crashed and should be repaired query: SELECT u.uid, u.name FROM users u INNER JOIN sessions s ON u.uid = s.uid WHERE s.timestamp >= 1269214766 AND s.uid > 0 ORDER BY s.timestamp DESC in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc on line 172.

NAMAZIN SÜNNETLERİ

ALPEREN GÜRBÜZER
Sünnetler kılınan namazın noksanlıklarını giderir. Sünnetleri terk etmekle namaz tekrar kılınmaz. Fakat bir kişi sünnetleri kasten bırakırsa nankörlükten sayılır, hatta sünnetle alay ederse küfre girer.
Sünnet Sünnet-i Hüda ve sünnet-i Zevaid diye ikiye ayrılır.
Namazın sünnetleri yirmiüçtür. Hakikatte bundanda fazladır diyor ulema...
Namazın Sünnetleri:
—İftitah tekbiri alırken elleri kulak hizasına kaldırmak sünnettir. Kadınların ise omuz hizasına kaldırmaları gerekir.
—Erkeklerin başparmağını kulak yumuşak kısımlarına değdirmesi, kadınlarında parmak uçlarını omuzlarına kavuşacak kadar elleri omuz hızasına kaldıracak vaziyette Allahü ekber demesi sünnettir.
Elleri kaldırma tekbirden öncedir, parmakları vasat (orta) bir şekilde biraz ayrılmış olmalıdır. Yani ne bitiştirmek ne de tamamen ayırmaktır, doğru olanı parmakları kendi haline bırakmaktır. Biraz açık olması sünnettir. Ellerin içleri Kıbleye yönelik olmalıdır, birbirlerine karşı da bulunabilir.
—Niyet ile tekbirin arasını açmamakta sünnet. Tekbir anında başını eğmemeli çünkü bidattir.
—İmama uyan kişinin imamın tekbirine yakın olması sünnettir.
—Sağ ellerini sol ellerinin üstünde olarak göbek altına, kadınların ise göğüsleri üzerine
koymaları sünnettir.
Sağ elin başparmağı ile serçe parmağının halka biçimine sol elin bileğini tutması, diğer üç parmağın kol üzerinde bulundurulması ve kadınların halka olmaksızın sağ ellerini sol ellerinin üstünde göğüslerinin üzerine koyması gerekir.
—Namazın başında gizlice sübhanekeyi okumak,
—Fatihadan önce yine gizlice ‘euzu – besmele’ çekmek sünnettir.
Besmele bütün Kur’andan bir ayettir, surelerin arasını ayırmak için indirilmiştir. Nemil suresindeki besmele bir ayetin cüzüdür diyenlerde var. Besmele Fatihanın evvelinde teberrüken yazılmıştır. Besmele hiçbir sureden ayet değildir. Fakat İmam Şafii buna muhaliftir. İmam Malik ve bizim ulemamızdan bazıları ayet değildir görüşündedir. Bu hususta ihtilaf olduğundan besmeleyi inkâr eden tekfir edilmez. İmam Muhammed; besmele gizli okunursa sünnet, aşikâr okunursa sünnet değildir der. Fatiha ile sure arasında besmele çekilirse Ebu Hanifeye göre iyi olur denilmiştir. Çünkü besmelenin her sureden bir ayet olup olmadığında ihtilaf edildiği için ortada şüphe vardır. Neml suresindeki besmele ise bil’ittifak bir ayetin cüzüdür.
—Fatihanın sonunda gizlice ‘âmin’ denilmesi sünnettir.
Fatiha bitince imam gizlice ‘âmin’ der Rasulullah (s.a.v); İmam âmin deyince sizde âmin deyin. Çünkü bir kimsenin âmini Meleklerin âminine denk gelince geçmiş günahları afv olunur buyuruyor. Âmin demek hadisle emir olunduğu için sünnettir. Kur’anda olmadığına ittifak vardır.
Fatihadan sonra okunacak surelerin başlarında besmele okunmaz. İmam Muhammede göre okunur. Üç ve dört rekâtlı farzların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında fatiha okumak sünnettir, diğer bir görüşe göre de vaciptir.
—Kıyamda dört parmak açık tutmak sünnettir.
Rükûa ve secdelere giderken ve doğrulurken ‘Allahü Ekber’ denilmesi, rükûdan kıyama
doğrulurken ‘Semiallahü limen hamideh’ denmesi ve ardından ‘Rabbena leke’l hamd’ demek sünnettir. İmamın Semiallahu limen hamideh demesine karşılık cemaatın ise sadece Rabbena Leke’l hamd demesi yeterlidir.
—Rükû ve secdede üçer defa ‘Subhane Rabbi el azim - subhane Rabbiel a’la’ demek
sünnettir.
—Rükû durumunda elleri açarak diz kapakları tutmak sünnettir, fakat kadınlar ayırmazlar ve dizlerini kavramazlar. Yani erkekler inciklerini dik, kadınlarda bükük bulundurmaları sünnettir.
Hakeza erkeklerin rükûda sırtlarını düzgün tutması sünnettir.
—Secdeye giderken sırasıyla diz, eller, yüzü secdeye koymak, kalkarken de aksi sıralamayı takip etmek sünnettir.
—Tahiyyat ve celse (secde araları) oturuşlarında erkeklerin sol ayağı yere yatırıp sağ ayağı dikmek ve ayak parmaklarını kıbleye yöneltmesi sünnettir. İki secde arasında ‘Subhanallah’ diyecek kadar oturmak sünnettir. Peygamberimizin her iki ayağını sağ taraftan çıkararak çantısı üzerine oturduğu rivayet edilmişse de bu onun ihtiyarlık ve zayıflık haline yorumlanmıştır. Esası otururken sol ayağını yere döşeyerek, sağ ayağını dikmek şeklindedir.
—Şahadet getirirken işaret parmağı ile işaret etmek sünnettir; ‘Lailahe’ derken erken
kaldırılır, ‘illallah’ derken de indirilir. Yani Şehadet parmağı nefi ederken Lailahe ile yapılır, isbat ederken de İllallah denilip işaret parmağı indirilir. Bunu yapamayanların terk etmesi daha uygundur.
—Tahiyyatı sessizce okumak sünnet.
—Son oturuşta salât ve selam okumak sünnettir.
—Dua okumak; yani Rabbena atina ve rabbenağfirli duaları okumak sünnettir. Namazda bu dualara ‘seyyid’ kelimesini katmak mekruhtur.
—Selam verirken önce sağa, sonra sola dönerek ‘esselamu aleyküm ve rahmetullah’
denmesi sünnettir.
Yalnız kılan kişinin selamı sadece hafaza meleklere niyet ederek vermeli, çünkü
yanında başkaları yok, imam arkasında kılan ise cemaat ile hafaza meleklere ve cinlerin iyi olanlarına selam vermesi sünnettir. İmama uyan kişinin selamı imamın selamına yakın olmalıdır. Selama sağdan başlamak sünnettir, ikinci selamda sesini birincisinden daha alçak tutmak da sünnettir.
Mesbuk (Namaza sonradan yetişen) olan imamın ikinci selamını bitirmesini beklemesi
sünnettir. Ki; böyle yapmakla sehiv secdesi bulunup bulunmadığını bu şekilde anlamış oluruz.
—Beş vakit namaz, Cuma namazı ve kazaya kalan namaz için ezan okumak ve kamet
getirmek sünnet. Kadınlar için ezan ve kamet okumak sünnet değildir.
—Sütre edinilmesi sünnettir. Açık yerlerde secde önüne kalın bir ağaç diker,
dikilemiyorsa ağacı boylu boyunca uzatır veya önüne uzunlamasına bir çizgi çizer öyle kılınır. Direk ve sandelye türü şeylerde sütre işini görür. Cemaatle kılınıyorsa sadece imamın önüne sütre bulunması kâfidir. Önünden geçmek isteyeni engellemek için ‘subhanellah’ diyebiliriz.
Aynı zamanda her sünnet nafiledir. Nafileler;
—Namaz bağlı olan nafileler,
—Namaza bağlı olmayan nafileler diye iki kısımda incelenir.
Vitir namazı da amelen farz, itikaden vacip, subuten sünnettir, yani Kur’an yoluyla değil
sünnet yoluyla demektir. Rasulü Ekrem (s.a.v); Vitir haktır. Vitir namazını kılmayan benden değildir buyurduğu gibi; Sabahlamadan vitir kılın hadis-i şerifinin yanı sıra ‘Her kim vitir namazını kılmadan uyuyor veya unutursa hatırladığı zaman onu kılsın’ hadisini de zikretmiştir.
—Kunut duası okumak sünnettir. Hanefilere göre sabah namazında kunut okunmaması musibet olmadığı zamanlarda okunur. Bir fitne veya musibet gelirse bunu okumakta beis yoktur. Ki; bunu Rasulüllah (s.a.v) yapmıştır. Demek ki; bize göre musibet durumlarında Kunut okumak sadece sabah namazına mahsustur.
Sünneti Müekkede kuvvetli sünnet demektir. Nitekim Sünneti müekkedeyi terk etmek harama yakın bir durumdur. Yani Sünneti Müekkede’nin terki ile günaha girme hususunda vacibe yakın bir fiil işlenmiş olur.
Teravihten başka nafileleri evde kılmak efdaldir. Zira İmamlarımız teravih sünneti müekkededir der. Hz. Ömer halife olur olmaz onu kendiliğinden ortaya çıkarmış değil. Bu hususta bidat işlemişde değil. Onu Rasulüllah’tan bellediği bir bilgiye istinaden emir etmiştir diyorlar. Rasulü Kibriya Efendimiz (s.a.v)’ın; Benim sünnetimle Raşidin’in sünnetine sarılın bunun üzerine parmak basın buyurduğu sabit olmuştur. Teravih on selamla eda edilen yirmi rekâtlık bir namazdır. Şayet yirmi rekâtı bir selamla kılınmak istenildiğinde her çift rekâtta oturulduğu takdirde kerahetle sahih olur, oturulmazsa iki rekât yerine geçer. Fetva da buna göredir. Teravihi cemaatle kılmak esas kavle göre sünneti kifayedir. Bu ibare teravihin sünnet olduğunu ortaya koyar. Onu bir kimse terkederse mekruh işlemiş sayılır. Evinde kılarsa cemaat faziletini terketmiş olacaktır. Şayet evinde cemaatle kılarsa bu seferde mescitteki cemaat sevabına nail olamayacağı muhakkak...
Bir kimse teravihi oturarak kılsa bazılarına göre özürsüz caiz değildir. Hatta sabah namazının sünnetide öyle. Çünkü her ikiside sünneti müekkededir.
Resulü Ekrem (s.a.v) öğleden önce dört, sonrasında iki, akşamdan sonra iki, yatsıdan sonra iki ve sabahtan önce iki rekât namaz kılardı. Peygamberimiz (s.a.v); Sizden kim cumadan sonra namaz kılarsa dört rekât kılsın buyurmaktadır. Farzlardan sonra kılınan sünnetler noksanı tamamlamak içindir. Farz olan namaz, zekât ve başkaları tamam olmazsa nafile ile tamamlar (Hadis).
İkindi namazının müekked sünneti yoktur, Yatsıda öyle. Yatsıdan önce dört rekât namaz kılmak müstehaptır. Dört rekâtlı sünneti müekkedelerin ilk oturuşlarında salâvat okunmaz.
Akşam namazının ardından evvabin kılmakta çok hoştur. Nitekim Resulü Ekrem (s.a.v); ‘Evvabın namazı deve yavruları çöktüğü zaman kılınır’ buyurdu.
Sabah namazının iki rekât sünneti dünya ve mafihadan daha hayırlıdır (Hadis). Sizi atlar kovalasa sabah namazının iki rekât sünnetini bırakmayın (Hadis). Hz. Ayşe (r.anh); Peygamber nafilelerden sabah namazının iki rekât sünnetine gösterdiği titizliği başka hiçbirinde göztermezdi der. Sabah namazının sünnetini özür yokken oturarak veya hayvan üzerinde kılmak caiz değildir, sebebi; kuvvetli sünnet olduğu içindir. Demek ki; Sünnetlerin en kuvvetlisi sabah namazının sünnetidir, ondan sonra öğle namazının dört rekât ilk sünneti evladır. Nitekim Allah Resulü Bu sünneti (öğlenin ilk dört rekâtını) terk eden benim şefaatıma nail olamaz buyuruyor. Bir kimse sabah namazını sünnetini kıldığı takdirde farzı kaçıracağından korkarsa sünnetini terkeder. Çünkü cemaat daha kâmildir. Burada sünneti terk etmekten murad başlamamaktır, yoksa başladıktan sonra bozmak değildir.
Şeyhaynin rivayet ettikleri bir hadiste: Peygamber (s.a.v); Sabah namazının iki rekât sünnetini kılınca sağ tarafına yatardı. Sabah namazının sünneti ile farzı arasında yatmak sünnettir. Bazıları yatmanın yalnız evinde mendup olduğunu söylemişlerdir.
Gündüz nafilelerinde bir selamla dörtten, gece nafilelerinde sekiz rekâttan fazla kılmak mekruhtur. Her ikisinde de efdal olan dört rekâtta bir selam vermektir. İmameyn; gece nafilelerinde iki rekâtta selam vermenin efdal olduğunu söylemişlerdir. Fetvanın buna göre olduğu söylenir. Gece namazı gündüzden efdaldir. Farzdan sonra en efdali gece namazıdır, yani teheccüttür. Teheccüd namazının en azı iki rekât, ortası dört, en çoğu sekiz rekâttır demek gerekir. Ulema gece kılınan nafilede sekiz rekâttan fazlasının mekruh olduğunu beyan etmişlerdir. Ramazanın haricinde vitir ve nafile namazları cemaatle kılınmazlar.
Bir kimse yatsıdan önce uyurda, yatsıyı kılmadan nafile namaz kılarsa sünnet yerine geçmez. Bir kimse yatsı namazından sonra uyurda sonra kalkıp, kaza namazlarını kılarsa teheccüd yapmış sayılmaz. Teheccüd namazının en azı sekiz rekattir. Peygamberimiz (s.a.v); Her kim geceleyin uyanırda ailesini uyandırır ve iki rekât namaz kılarlarsa ikiside Allah’ı çok zikreden erkeklerle kadınlardan yazılırlar! Buyurdular. Yine Rasulüllah (s.a.v); Amellerin Allaha en makbul olanı devamlı yapılanıdır, velev ki; az olsun buyurmaktadır. Bir kimsenin sahih olarak başladığı nafile namazı devam ettirmesi lazımdır, bozarsa iki rekât kaza lazım gelir, çünkü devam eden ödenmeyen nafile namaz durumuna düşmüş olduğu içindir. Ödenmeyen nafileden murad, o anda bozarsa kazası gelmeyendir, yani devam etmek isterde bozarsa kazası lazım gelir anlamındadır. Bir kadın nafile namaza başlarda sonra hayızını görürse kaza etmesi gerekir. Bir kimse nafile namaza mekruh vakitlerden birinde başlamış bile olsa tamamlaması icap eder. O namazı bozarsa haram işlemiş olur. Çünkü Allahü Teala; Amellerinizi bozmayın buyuruyor.
Nitekim Yüce Peygamberimiz; Size evlerinizde namaz kılmayı tavsiye ederim. Zira kişinin en hayırlı namazı evinde kıldığıdır. Yalnız farz namazı müstesna (Hadis). Güneş tutulduğu zaman cemaatle namaz kılınır, ihram ve tavaf namazları bundan müstesna. Çünkü ihram mikâpta (mescitte) giyilir, tavaf ise makamı İbrahim’de eda edilir. Hakeza yoldan gelince kılınan iki rekât namazda müstesna, ancak yola çıkarken bunun hilafınadır. Çünkü bu durumda namaz evde kılınır. Nafile namazın yalnız teşehhüdünde değil, her rekâtında oturarak kılmak caizdir, hatta o kişi oturmak, bağdaş kurmak ve diz çöküp ellerini biraraya getirmek arasında serbesttir de. Nafile namaza cemaat olmak yalnız Ramazanda sünnettir. Vitir namazı bir cihetten nafiledir, çünkü ezansız kametsiz eda edilir, Ramazandan başka hiçbir yerde cemaatle kılınmamıştır.
Vesselam.
Faydalanılan kaynaklar: İbn-i Abidin, İslam Fıkhı ansiklobedisi (Prof.Dr. Vehbe Zuheyli), İslam İlmihali (Ömer Nasuh’u Bilmen)