Amerika’nın çeşitli üniversitelerinde görev yapan matematik Prof. Jefry Lang, İslam’a giriş hikayesini yazdığı ‘Melekler Soruncaya Kadar’ isimli eserinde ilk namazını şöyle dile getiriyor:
Genel
Atatürk'e namaz ihbarı yapınca...
25 Mayıs, 2008 - 23:30 in- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku

Atatürk'e NAMAZ ihbarı yapınca...
Atatürk, yanına gelip namaz kılan bir subayı ihbar eden Vekil'e nasıl bir tepki verdi?
Mustafa Kemal Atatürk'ün, namaz kılan yüksek rütbeli bir subayı ihbar eden milletvekilinin trenden indirilmesini istediği ortaya çıktı.
Emre İtaat
7 Kasım, 2007 - 14:05 in- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Ebu Zerri'l-Gıfari(r.a),Peygamber efendimiz(s.a.v)'in hizmetini görüyor,akşam olduğunda da,yatacak başka bir yeri olmadığı için,mescide gidip,orada istirahatediyorlardı.Bir gece peygamber efendimiz(s.a.v) mescide girdiğinde,Ebu Zerri'l-Gıfari(r.a)'yi,mescidin toprak zemininde uyuduğunu gördüler.Onu uyandırıp,
"Niçin burada yatıyorsun?" diye sordular.Ebu Zerr(r.a);
"Yatacak başka bir yerim yok,ya Resulullah."dedi.Resulullah(s.a.v),Ebu Zerr'in yanına oturarak,onunla konuşmaya başladılar:
Hosgoru 3
21 Eylül, 2007 - 00:13 in- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
İçinde yaşadığımız ülkenin insanları, 8. yy.'dan itibaren müslüman olmaya başlamışlardır. O tarihten itibaren müslümanlaşan insanlar ferdi ve toplumsal anlamda da, huzuru yakalamışlardır. Huzurun adresini yakalayan insanımız tüm olumsuzluklar içinde bile, maneviyatını (moral gücünü) kaybetmemiş, hem dünya geleceğine hem de ahiret geleceğine umutla bakmışlardır. Gerek kardeş kavgaları, gerekse Moğol istilası gibi kökten maneviyatı çökertici hadiseler bile, onların umutlarını yok edememişse, bunun sebebi sahip oldukları inançtır.
Mehmetcik
20 Eylül, 2007 - 19:48 in- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Hıristiyanların acımasızlığına, gaddarlığına rağmen,Türk askeri her zaman onlara insanca davranmıştır. Bunun pek çok örneği vardır. Mesela, Türk askeri Mehmet, Çanakkale’de İngilizlerle savaşırken yaralanır. Haydarpaşa Hastahenesinde tedavi edilir. Ayağı bir parça sakat kaldığı için hafif hizmete ayrılır; hastahane hizmetinde alıkoyulur.
Mehmet’e bir gün Haydarpaşa istasyonundan hastahaneye götürmek üzere esir İngiliz askeri teslim edilir. Hasta İngiliz askerle yağmurlu bir havada kör topal yola devam ederler.
1380 Tane Hurafemiz Var!
3 ağustos, 2007 - 11:31 in- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye'de hemen her şehirde yaygın olarak
bilinen 1380 hurafe ve 19 fal türü belirledi.
Diyanet işleri Başkanlığı'nın yayın organı "Diyanet" değisinde
"21'inci Yüzyıl Türkiyesi'nde Hurafeler" konusu ele alındı.
İl müftülüklerinden Diyanet'e gelen bilgilere göre, Türkiye'de yaygın
olarak bilinen 1380 hurafe bulunuyor.
Hurafelerin bazıları şöyle:
-Çocuğu olmayanlara deve dili yedirmek,
-Konuşamayan çocukların konuşabilmesi için cuma namazından sonra
BU UNUTULUR MU ? (Ama malesef unuttuk...)
Birinci Dünya Savaşı'nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kismi da Mısır'ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.
Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na baglı Osmanlı askerleri tutuluyordu.
12 Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, agır >hakaret ve aşagılamaya maruz kaldılar.
Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi...
Diyanet'den Basın Açıklaması
4 Mayıs, 2007 - 12:27 in- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
BASIN AÇIKLAMASI
27 Nisan 2007 Cuma günü Genelkurmay Başkanlığınca yapılan basın açıklamasında Başkanlığımız hizmet alanlarına giren bazı konulara doğrudan veya dolaylı atıflar yapılması üzerine, basında yer alan haber ve yorumlardan, ayrıca Başkanlığımıza yöneltilen sorulardan hareketle kamuoyunda herhangi bir yanlış anlaşılmaya meydan verilmemesi için aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
1- Anayasamızın 136. maddesinde belirtildiği üzere Diyanet İşleri Başkanlığı, genel idare içinde yer alan bir kamu kurumu olup, "laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi amaç edinerek özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirmek"le yükümlüdür. İlgili kanunda da bu görevler, "İslâm Dininin inançları, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, Din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek" şeklinde belirlenmiştir.
Çörek Otu Mucizesi
21 Ocak, 2006 - 10:59 in- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
SEVGİLİ Peygamberimiz (s.a.v.) 14 asır önce şöyle buyurmuÅŸtu: “Åžu kara tanede (çörek otu) ölümden baÅŸka her derde deva vardır.” O zamanlardan günümüze kadar geçen asırlar boyunca, bu ufak taneli gıdada her hastalığa ÅŸifanın olabileceÄŸine birçok kimse dudak bükmüştü. Ama Maren Franz adlı bir Alman çörek otunun saÄŸlığımız üzerindeki faydalarını araÅŸtırıp, bu konudaki yayınları bir araya getirdi. Sonuçta, “Tabiattan Gelen Åžifâ Kaynağı: ÇÖREKOTU” adıyla bir kitap ortaya çıkardı. Üstelik...




son yorumlar
3 gün 8 saat önce
5 gün 2 saat önce
1 hafta 3 gün önce
1 hafta 5 gün önce
1 hafta 5 gün önce
2 hafta 22 saat önce
4 hafta 6 gün önce
7 hafta 6 gün önce
9 hafta 1 gün önce
9 hafta 1 gün önce