Warning: Table './cepmuva1_ezanvakticom/sessions' is marked as crashed and should be repaired query: SELECT u.*, s.* FROM users u INNER JOIN sessions s ON u.uid = s.uid WHERE s.sid = '6e3c9db87bec984beb57e01d37f222fb' in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc on line 172

Warning: session_start() [function.session-start]: Cannot send session cache limiter - headers already sent (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 811

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 488

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 489

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 490

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/bootstrap.inc on line 491
NAMAZIN MEKRUHLARI | ezan@vakti


NAMAZIN MEKRUHLARI

  • warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc:172) in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/common.inc on line 141.
  • user warning: Table './cepmuva1_ezanvakticom/sessions' is marked as crashed and should be repaired query: SELECT COUNT(sid) AS count FROM sessions WHERE timestamp >= 1268941808 AND uid = 0 in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc on line 172.
  • user warning: Table './cepmuva1_ezanvakticom/sessions' is marked as crashed and should be repaired query: SELECT u.uid, u.name FROM users u INNER JOIN sessions s ON u.uid = s.uid WHERE s.timestamp >= 1268941808 AND s.uid > 0 ORDER BY s.timestamp DESC in /home/cepmuva1/public_html/ezan.vakti.com/includes/database.mysql.inc on line 172.

NAMAZIN MEKRUHLARI
ALPEREN GÜRBÜZER

Mekruh; dinimizin kabul etmediği, fakat caiz olmayan, kerih (çirkin) görülen iş demektir. Fakihlere göre namazı mekruh bir şekilde kılan kimse vakit varsa yeniden kılması müstehaptır. Nasıl ki bir vacibin terki tahrimen mekruhsa, bir sünnetin terki de tenzihen mekruhtur. Müekked bir sünneti terk etmek ise bir vacibi terk etmek derecesine yakın kerahet taşır.
Namazın mekruhları:
—Namazda insanın vücudu ile ya da elbisesi ile oynaması (elbiseyi secdeye giderken kaldırmak gibi) mekruhtur. Şöyle ki;
Rasulullah (s.a.v) yaz zamanı secdeden kalkınca bud ve kalçaları sıcaktan yapış yapış oluyordu, bu durumda Efendimiz mecburen belli olmasın diye elbisesinin sağını solunu silkeliyordu.
Bir kişinin sakalları ile oynaması, ya da bir yerini kaşıması ameli kesir derecesinde ise mekruhtur. Ancak ihtiyaç varsa, yani ameli kesir olmamak kaydıyla ihtiyacını gidermek adına caizdir. Namazda kişinin ihtiyacı gerçekten varsa veya yediği zararlı bir şeyden dolayı vücudunu kaşıması ya da rahatsız eden bir teri amel-i kesir olmaksızın silebilir. Nitekim Rasulüllah (s.a.v) terleyince alnını silivermişti, ter kendisini rahatsız ediyordu çünkü.
—Özrü olmadığı halde bir yere yaslanmak mekruhtur.
— Parmak çıtlatmak, sağa sola yalpa yapmak, yani sallanmak gibi durumlarda da öyledir.
—Boynunu çevirerek sağa sola bakmak, başı yukarı kaldırmak veya aşağıya eğmek, gözleri kapamak, sağa sola ya da tavana bakmak mekruhtur.
Namazda bakınmakta doğru hareket sayılmaz. Mutlaka bakınmak lazımsa farz olan namazda değil, hiç olmazsa nafilede olmak kaydıyla bakınmak belki kabul edilebilir.
—Bir şeyi koklamak veya kolları perçinleyerek sıvanmış halde namaz kılmak mekruhtur.
—Bağdaş kurup veya dizleri dikip oturmakta öyledir. Zira buna köpek oturuşu derler. Ki bu kesinlikle mekruhtur. Fakat namaz dışında bağdaş kurmakta mahzur yoktur.
—Namazda palto ya da ceketi omuzlara almak,
—Nohut tanesinden küçük ekmek veya yemek kırıntısını yutmak,
—Zaruret olmaksızın kirli elbise ile veya gasp edilmiş elbise içinde namaz kılmak mekruhtur. Zira başkasının rızası olmaksızın giyinilen elbise caiz değildir.
Bir kimse başkasına ait olan yerde namaz kılmak mecburiyetinde kalırsa, eğer o yer gayri müslim’e ait veya ekilmiş ise o kişinin namazı yol üzerinde kılması daha uygundur. Gayri Müslim’in namaza razı olmayacağı bilinen şeydir çünkü.
—Mezarlıkta, hamam gibi yerlerde namaz kılmak mekruhtur. Fakat namaz için bu tür yerlerde özellikle yer ayrılmışsa namaz kılınabilir.
—Zaruret olmaksızın erkeklerin ipek elbise ile namaz kılması,
—Başına mendil veya sarık sarıp ortasını açık bırakmak veya saçı hotuz yapmak,
—Erkeklerin başı açık namaz kılmaları,
—Üzerinde canlı resimleri bulunan elbise ile kılmak mekruhtur.
Canlı resim ayağımızın altında, ya da oturduğumuz yerde bulunursa mekruh sayılmaz. Dolayısıyla resme hakir söz konusudur. Bununla birlikte yaygının üzerinde namaz kılarda resim üzerine secde ederse mekruh olur. Resim ayaklarının altında bulunursa mekruh olmaz, nitekim resme hakaret söz konusudur. Namaz kılanın kesesinde veya cüzdanında ufak resim bulunan paralar olursa mekruh sayılmaz. Zira Putperestler secde etmezler, resmi dikip karşısına koyarlardı, yani tazim ve saygı yaparlardı. Yani cüzdan içerisindeki resimli para gibi değildir.
—İhtiyaç yokken çocuğu kucağa almak,
—Asılı bulunan Mushaf’a veya kılıca karşı namaza durmak mekruhtur. Burada unutmamamız gereken nokta Kuran’a karşı durmaktan maksadın asılı diye kayıtlandığını bilmektir.
—Bir insanın yüzüne doğru namaz kılmakta mekruhtur. Fakat önünde namaza durmuş birinin arkasında kılınabilir.
—Uyuyan kişiye karşı namaz kılmak,
—Ateşe veya ateş dolu mangala karşı namaz kılmak mekruhtur.
Yanan ateşten maksat muma, kandile, lambaya karşı kılmak değil, dolayısıyla bunlar mekruh olmaz.
—Kalbi meşgul eden ortamlarda namaz kılmak mekruhtur.
Meyhane türü cızırtılı, çalgı eğlence gibi yerler insanı meşgul edeceğinden dolayı buralarda namaz kılmak mekruhtur, ya da ayakkabı gibi eşyaları arka tarafımıza koymak mekruhtur. Zira çalınma korkusu yaşatacağından önümüze koymakta fayda var; kalbimizi meşgul etmemesi için bunu yapmaya mecburuz.
—Tuvaleti gelen yani sıkışık halde namaz kılmak mekruhtur, çünkü kalbi meşgul edeceği muhakkak..
—Yemek hazır olduğu halde namaza başlamakta öyledir. Fakat vaktin çıkması tehlikede ise yemek ertelenip, namaz öne alınmalıdır.
—Namazda ikinci rekâtı birinciden üç veya daha fazla ayet okuyarak uzatmak,
—Ezberinde sure olduğu halde, bile bile diğer rekâtlarda da aynı sureyi okumak,
—Kıraati rükû’a taşımak, ya da rükû, sücut ve teşehhütte Kur’an okumak,
—Okunan ayet ve tespihleri saymak mekruhtur. Ancak namaz dışında saymak mekruh değildir,
—Elleri rükûda dizlere, oturuşlarda uylukları üzerine ve ayakta iken sağ eli sol el üzerine koymak,
—Secdeye giderken dizleri yere koymadan elleri yere koymak, kalkerden de dizleri ellerden önce kaldırmak mekruhtur.
—Secdede el ve ayak parmaklarını kıbleden çevirmek,
—Rükû ve secdeleri alel acele eda etmek,
—Rükû ve secdeye yaparken iftitah tekbirinde olduğu gibi elleri yukarı kaldırmak,
—Çok acele rükû ile secde etmek mekruhtur.
İmamdan önce rükû ve secdeye varmak, ondan önce rükû ve secdeden başkaldırmak da
mekruhtur.
—Secde yerinden herhangi bir şey atmak mekruhtur.
Secde yerinde ufak taşları bir defaya mahsus atmaya ruhsat verilmiştir.
—Kıyamın dışında Kur’an okumak,
—Erkeklerin secdede kollarını yere yamalamaları,
—Öndeki safta açık yer bulunduğu halde arkada namaza durmak,
—Rükû veya secdelerde tespihleri üçten az söylemek mekruhtur;
Namaz dışında ayet ve sureleri ve tespihleri el ile saymak mekruh değildir. Nitekim Yüseyve: ‘Bize Rasulüllah tespih ve takdise dikkat edin! Onları parmaklarınızla sayın (parmak uçlarını yumarak sayın) Çünkü bunlar sorguya çekilecek ve konuşturulacaklardır. (Ne de kullanıldıkları konuşturulacak) Gafil olmayın ki rahmeti unutmayasınız’ buyurdu.
Amr oğlu Abdullah (r.anh.) ise; ‘Bizatihi kendim gördüm Rasulüllah tespihatları sağ elin parmakları ile sayıyordu’ (Taç. C.5 Sh. 100).
—Namazda bit veya pire tutmak ya da öldürmek mekruhtur. Fakat İmam Muhammed’e göre öldürmek iyidir denilmiştir.
Namaza yılan ve akrebin eziyet vermesinden korkulmazsa öldürülmesi mekruhtur. Rasulüllah (s.a.v); Kara çizgili yılanla engerek yılanın öldürün ama sakın ak yılanı öldürmeyin! Çünkü o cinlerdendir diye buyurmakta. Evla olan üzerinde cin alameti olan yılanı öldürmemektir. Bu haram olduğu için değil, cinlerden gelecek bir zararı def etmek içindir.
—Üfürmek, gerinmek, esnemek, eli ağzı ile kapamak, zaruret olmaksızın öksürmek mekruhtur.
Ağzı kapamaya güç yetirilemiyorsa; namaz içinde sağ elin arkası ile namaz dışında sol elin arkası ile kapanmalıdır.
—Önünden geçme ihtimali durumlarında sütre koymamak mekruhtur.
Namaz kılanın önünde sütre bulunursa önünden geçmek mekruh değildir. İmamın sütresi
ise bütün cemaate kafidir zaten.
Bir kimse son safta dururda diğer saflar arasında boşluk bulunursa mescide giren saflara
yetişmek için onun önünden geçebilir. Çünkü o kimse kendi hürmetini yitirmiştir. Allah Resulü (s.a.v); ‘Bir kimse bir safta boş yer görürse onu bizzat doldursun. Bunu yapmazda önünden biri geçerse boynunun üzerinden adımlayıp gitsin. Zira onun hürmeti yoktur’ buyurmuşlardır.
Bir kimse namaz kılanın önünden geçmek isterse elinde bir şeyle namaz kılanın önüne koyup geçmeli. Geçtikten sonra ancak o koyduğu nesneyi alabilir. İki kişi geçmek isterse biri namaz kılanın önünde durur diğeri geçer, ötekide öyle yapmalıdır. Yanında hayvanı olan hayvanı sütre edip geçer. Sütre dikmek aslında menduptur. Hatta çizgide sünnettir.
Namaz kılan kişi, önünden geçmek isteyeni el, baş ve göz ile def edebilir, bundan fazlası yapılmaz, yani elbisesinden çekilmez, hatta vurulmazda. Çünkü bu iş ameli kesire girer.
Umum yolda sütreli veya sütresiz namaz kılmak da mekruhtur. Zira yol geçmek için yapılmıştır. Resulü Kibriya (s.a.v); ‘Biriniz namaz kıldığı vakit bir sütreye karşılık kılsın. Kimseyi önünden geçirmesin’ buyurdu. Davud hadisinde ise ‘Yanında sopa yoksa çizgi çizsin’ buyrulmuştur.
—Namaz içinde verilen selamı el ile veya baş işaret ile almak mekruhtur.
—Fasıkın ve bidat sahibinin imamlığı tahrimen mekruhtur. Çünkü dini bakımdan o kişi saygıya layık değildir.
—İkindiden sonra nafile kılmak mekruhtur.
—Sabah namazından sonra nafile kılmak mekruhtur.
—Akşam namazında da üç rekâtlı nafile kılmak mekruh, ama imama uyarsa o namazı dört rekât olarak tamamlar.
İmam farza cemaat nafileye niyet ederlerse kerahet yoktur. Resulü Ekrem (s.a.v); Yüklerinizin yanında namaz kılarda sonra namaz kılarda sonra namaz kılan bir cemaatin yanına varırsanız onlarla kıldığınız namazınızı sübha (yani nafile) yapın buyurdular. Bu suretle cemaat faziletine nail olunur.
—Evde cemaatle kılıp camiye gitmemek bidat ve mekruh sayılmaktadır.
—Sakalı bıyığı bitmemiş gencin arkasında namaz kılmak ancak keraheti tenzihiyedir. Çünkü fitneye mahaldir.
—Kâbe’nin üzerinde namaz kılmak mekruhtur, bundan hareketle mescidin üzerinde namaz kılmak mekruh olması lazım gelir. Çünkü ‘Gökyüzüne kadar mescittir’ sözü ondan önce beyan olunan cinsi münasebet ve abdest bozmanın mekruh olmasına illettir. Mescidin altına helâ yapmak caiz mi, değil mi? doğrusu bu konuda açık olarak kayıtlarda bir şey yok. Zira mescidin gökyüzüne kadar mescit olduğu gibi altıda yerin altına kadar mescidedir hükmü buna dâhil mi, değil mi hususunda açık bir görüş yoktur. Ancak içinde mescit bulunan bir evin üzerinde cinsi münasebette bulunmak, ya da büyük küçük abdest bozmak mekruh değildir, hatta evin içerisinde mescit olsa da fark etmez. Nitekim Namazgâha asıl mescit hükmü verilemez. Onun için mescidin üzerinde bulunan bir kimsenin mescit içindeki imama uyması caizdir. El verir ki imamdan ileriye geçmesin.
—Cünüp ve hayız ve nifaslının mescit üzerinde durmaları helal değildir.
—Vakıf heyeti mescidin yararları için mahzen yaptırırsa caiz olur.
—Mescide pislik sokmak mekruhtur. Bedeninde pislik olan mescide giremez. Hatta pis çamurla mescidi sıvamak caiz olmadığı gibi pis su ile karılması da mekruhtur. Fışkı bunun hilafınadır, çünkü bunda zaruret vardır.
—Mescitte pis yağdan kandil yakmak mekruhtur.
—Mescitte yellenmek caiz değildir, bu durumda ihtiyaç duyduğu vakit dışarı çıkılmalıdır.
Mescidin kapısını kapamak mekruhtur. Nitekim Allah (c.c); ‘Allah’ın mescitlerinde isminin anılmasını men eden kimseden daha zalim kim olabilir’ buyurmuştur. Ancak mescitteki eşyanın çalınacağından korkulursa mekruh değildir.
Mescidin üzerinde cinsi münasebette bulunmak tahrimi mekruhtur, ancak temiz ayakkabı ve mestle namaz kılmak yalın ayak kılmaktan efdaldir. Bunun sebebi Yahudilere muhalif olmak içindir (Hadis). Rasulullah ve ashabı Medine sokaklarında ayakkabı ile dolaşır, sonra onlarla namaz kılardı. Fakat Peygamberimizin mescidi, o yıllarda çakıl ile döşeli idi. Şimdi öyle değildir. İhtimal odur ki umdet-ul-Müftide ayakkabı ile mescide girmek edepsizliktir, dolayısıyla buna haml edilir.
—Mescidin mihrabından başka yerleri nakışlamakta beis yoktur. Mihrabı nakışlamak mekruhtur. Çünkü namaz kılanı meşgul eder. Mihrabdan murad kıble duvarıdır.
Vakıf malı ile nakış caiz değildir, çünkü haramdır. Mütevelli nakış veya kireçle badana yaparsa masrafını öder. Rasulullah (s.a.v); ‘Şüphesiz kıyamete alametlerinden biride mescidlerin ziynetlenmesidir’ diye buyurmuştur. Bir takım ulemada müstehap olduğunu söylemişlerdir. Zira bunda mescide tazim (hürmet) vardır. Nihayet namaz kılan huşusu bozulur denilirse de zaten namaz kılan secde edeceği yere bakmalıdır.
Dünyada en faziletli mescitler sırasıyla:
Mescid-i Haram, Raza-i Mutahhara, Beyt-i Makdis ve Kuba Mescididir.
Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.v); ‘Benim mescidimde bir namaz başka mescitlerde kılınan bin namaza bedeldir. Bundan yalnız Mescidi Haram müstesnadır’ diye buyurdular.
Yine Rasulüllah (s.a.v); Birinizin evinde kıldığı namaz benim şu mescidimde ki namazından efdaldir, ancak farz namaz müstesnadır buyurdu. Mescidi Aksadan sonra mahalle mescitleri, cadde mescitleri zikr edilmiştir, daha sonra da evlerin mescitleri gelir. Cadde mescitlerinden kasıt kırlarda yapılan tayinli imamı ve müezzini olmayan mescitlerdir.
—Mescitte dilenen kimseye para vermek mekruhtur. Ancak cemaatin üzerinde adımlamazsa mekruh olmaz.
—Cami içinde kayıp mal arayıp sormak mekruhtur. Resulü Ekrem (s.av); Mescitte birinin kayıp mal aradığını görürseniz Allah Teala onu sana iade etmesin deyin! diye buyurmaktadır.
—Mescitte abdest alanın mekruh olması, kullanılan suyun tabiat icabı kirli olduğundan dolayıdır. Zira mescidi sümük ve balgam gibi şeylerden temiz tutmak icap ettiği gibi abdeste kullanılmış sudanda temiz tutmak gerekir.
—Mescitte yemek yemek veya uyumak mekruhtur. Ancak itikâfa giren ile yabancıya mekruh değildir. Özellikle sarımsak gibi şeyler yemek mekruhtur, hatta bundan men edilir. Yasak edilmesinin sebebi meleklere ve Müslümanlara bu tür şeylerin eziyet vermesinden dolayıdır.
—Mescitte nikâh akdi müstehaptır.
—Mescitte konuşulması caizdir, yasak olan sadece kötü sözdür. Mubah sözü konuşmak yasak değildir. Konuşmak için mescitte oturmaya şer’an izin verilmiştir. Çünkü ehl-i suffa (Medine mescidinin çıkmasında yaşayanlar) sürekli mescide devam ederlerdi, hatta orada uyur konuşurlardı. Onun için bunu kimsenin men etmesi helal değildir.
İnsan bir padişahın huzuruna girerken ister istemez selamlar ve tazimde bulunur. Aynen öylede bir mescide girerken de Tahiyye-i Mescide niyet etmeli. Çünkü Tahiyye-i Mescitten maksat Allah’a yaklaşmaktır, sanıldığının aksine mescidi selamlamak değildir. Farz veya başka bir namazı kılmak Tahiye-i Mescidin yerini tutar. Her gün için bir tahiyye namazı kâfi olduğundan dolayı maksat hâsıl olmuş olur. Bazı ulema, Bir kimse mescide girer de meşguliyet veya benzeri bir sebeple Tahiyye-i mescide girerde, tahiyye-i mescit namazını kılamazsa ‘Subhanellah velhamdülillah vela ilahe illalla hüvallahü ekber’ demesi müstehaptır. Fakat Kâbe bundan müstesnadır. Çünkü onun tahiyyesi namaz değil tavaftır, ancak tavaf etmek istemeyip oturmak isterse bu durumda iş değişir. Nitekim böyle biri iki rekât tahiyye-i mescit namazı kılmadan oturamaz.
Vesselam.
Faydalanılan kaynaklar: İbn-i Abidin, İslam Fıkhı ansiklopedisi (Prof. Dr. Vehbe Zuheyli), İslam İlmihali (Ömer Nasuh’u Bilmen)