NAFAKA
ALPEREN GÜRBÜZER
Nafaka bir insanın ailesine bakmakla mükellef olduğu harcamalardır. Yemek, yiyecek, giyecek ve kalabileceği mesken bu kapsama girer. Kadınların nafaka hakları kocalarına düşer, hatta kadın zengin olsa bile bu böyledir.
Nafaka hakkına; Füru (çocuklar ve torunlar) ve usul (ana, baba, büyük anneler ve büyük babalar) dâhildir.
Çocukların nafakaları babaya aittir. Bir baba fakir çocuğuna kazanç çağına kadar nafaka vermeye mecburdur. Kız çocukları ise evleninceye kadar babaya, evlendikten sonra geçimi kocaya aittir. Baba büyük evladın sakat ya da çalışamaz durumda ise karılarına nafaka vermeye mecbur değildir. Çocukların babası hayatta değilse ya da fakirse nafaka dedeye yönelir. Ebeveynler muhtaç ise onların nafakaları çocuklarına aittir. Dedeler ve ninelerde ana baba gibidir çünkü. Nafakaya muhtaç kişinin zengin yakınları yoksa onun nafakasını devlet karşılar.
Erkek evladının nafakaya hak kazanması için hür, ergen veya yoksul olması şarttır.
Bir kimse ebeveynlerinden sadece birine gücü yetecek kadar nafaka verecek durumda olsa öncelikle annenin nafakası tercih edilir. Akrabaların nafakayı hak edişi kadın ise yoksul olmaları, erkek ise hem yoksul hem de çocuk yaşta olmaları esas alınır.
Hâkim nafakaları tayin ederken kişinin mesleki durumunu göz önünde bulundurmalı, kişi eğer gündelik çalışanlardansa günlük, aylık maaş alanlardan ise aylık, haftalıksa haftalık, yıllık ise yıllık olarak uygun görebilir. Erkek günlük nafaka verecek olursa nafakasını her günün fecrinden itibaren vermekle mükelleftir. Ayrıca büyükler için her altı ayda bir, küçükler içinde her dört ayda bir kat elbise uygun görülür.
Kadının meskeni iyi komşuluk haklarının bilincinde olan komşulardan olmalı, bu özelliğe sahip olmayan bir mesken şer’i mesken sayılmaz. Derler ya ev sahibi olacağına iyi bir komşu sahibi ol.. Gerçekten de komşuluk çok mühim. Bir kadın evde yalnızlıktan dolayı çekinir bir halde bulunursa kendisine bir yoldaş vermesi, koca üzerine lazım gelir. Fakat iyi komşular arasında bilinen bir kadın için gerekmez.
Kadının nafakayı hak etmesi için;
Nikâh sahih olmalıdır.
Kadın aile hukukunu gözeten erkeğine sadık ve teslim olmalıdır. Bir kadın kocasının arzusunun aksine evine gelmez evinden çıkar giderse nafakaya hak kazanmaz.
Kadın başkası tarafından gasbedilmemiş olmalıdır. Hatta kadın haksız yere hapsedilmiş olsa da nafaka alamaz.
Kocanın hapsiyle nafaka düşmez.
Kadın bir mahremiyle bir Hac farizasını yerine getirmek için yolculuğa çıkmış olursa kocasından nafaka hak edemez, ancak kocasıyla beraber çıkarsa yanız ikamet nafakasını hak eder, hatta yol parasını kendisi tamamlar.
Nafaka alacak olan yakının, kadın ya da çalışamıyacak fakir erkek olmalı.
Nafaka verecek kişi başkasına ekonomik yönden bağımlı olmamalı..
Nafaka verenle nafaka alan iki taraf arasında akrabalık bağı bulunmalı.
Bir kadın dinden çıksa (mürted) nafakası düşmüş olur. İslamiyet’e geri dönse de nafaka geri dönmez, ama nikâhı yenilerse yeniden hak kazanır.
Kadın asabi, agressif veya olur olmaz her şeye itiraz edip karşı çıkışlar yapan karakterde olmamalıdır. Bir kadının itaatten imtina etmesi, hiç bir sebep olmaksızın kocasının izni yokken evi terkedip gitmesi itaasizliktir. Bir kadın kendisini itaate yanaşmazsa kocasına karşı gelmiş sayılır ki bu durumda nafakası kesilir.
Bir kişi karısına nafaka bırakmaksızın bir yere giderek ortaya çıkmaz veya kaybolursa hâkim belli miktarda nafaka takdir eder.
Nafaka vermekle yükümlü olan kişilerin temel ihtiyaçlardan olan malları nafaka için satılamaz.
Zor durumda olan bir koca karısının nafakasından dolayı hapsedilemez. Fakat kadın ard arda sürekli müracaat ederek nafakasını isterse koca hapse mahkûm edilir.
Bir kadın mihrini aldığı halde kocasıyla beraber bir yere gitmekten sakınırsa kocasına karşı gelmiş sayılır.
İ’la ve zihar hallerinde de nafaka hakkı devam eder. Bir kadın rahmi birleşmeye engel bir hastalığa kapılmış veya cinsel ilişki kurulması imkânsız bir illeti olsa da nafakaya hak kazanır.
Bir erkek iktidarsız veya cinsel organı kusurlu ya da cinsel organı yoksa karısının nafakasını vermeye yükümlüdür.
Bir kadın kocasına asabi, fevri davranışlarıyla karşılık vermeyi terk ettiği takdirde nafakayı hak eder.
Kadın için ev işlerini yapmak diyaneten zorunluluktur, isterse babası ileri gelenlerden olsun. Fakat dikiş nakış ve işleme türü şeyler ev işi sayılmadığından yapmaya zorlanamaz. Bir erkek karısının mihrini, nafakasını temin etmek, eşiyle güzel geçinmesi esas olup, bir kadın içinde kocasının evinde kalmak, itaatkâr olmak, çocuğunu emzirmek vs.gibi ahlaki görevler esastır.
Rasulüllah (s.a.v) Hz. Ali ile kızı Fatıma arasında iş bölümü yaparken evin iç işlerini Hz. Fatıma’ya evin dışındaki işleri de Hz. Ali’ye vermiştir.
Bir kadının iki veya daha fazla hizmetçisi bulunsa kocası bunlardan yalnız birinin nafakasını vermekle sorumludur. Bir erkek karısı için hizmetci bulmaya mecbur değildir. Ancak karısının gerekli gördüğü şeyleri dışarıdan getirmesi gerekir. Erkek hizmetcinin nafakasını bir fakir nafakası nisbetinde vermekle yükümlüdür.
Vesselam.



son yorumlar
2 saat 8 dakika önce
2 gün 18 saat önce
1 hafta 4 gün önce
2 hafta 16 saat önce
2 hafta 6 gün önce
3 hafta 17 saat önce
3 hafta 4 gün önce
4 hafta 4 gün önce
5 hafta 5 gün önce
5 hafta 5 gün önce