Kafirlerin, büluğ çağından önce vefat eden çocuklarının ahiretteki durumu?

Soru : Kafirlerin, büluğ çağından önce vefat eden çocuklarının ahiretteki durumu ne olacak?

Cevap:

Nur Külliyatandan Kastamonu Lahikasındaki bir mektupta şöyle buyrulur:
“O musibet-i semaviyeden ve beÅŸerin zalim kısmının cinayetinin neticesi olarak gelen felâketten vefat eden ve periÅŸan olanlar eÄŸer onbeÅŸ yaşına kadar olanlar ise, ne dinde olursa olsun ÅŸehit hükmündedir. Müslümanlar gibi büyük mükâfat-ı maneviyeleri, o musibeti hiçe indirir.” Bu sözler bizi bir anda Asr-ı Saadet’e götürdü. “Hiçbir günahkâr baÅŸkasının günah yükünü yüklenmez.” meâlindeki âyetin izahı sadedinde, Allah Resulünden (asm.) Hıristiyan çocuklarının durumları sorulmuÅŸtu. Verilen bir cevapta Müslüman olmayanların çocuklarının da Cennet ehli olduÄŸu ifade buyruluyordu. Bir baÅŸka rivayette ise “Onların babalarıyla birlikte olacakları, ama nasıl bir muameleye tabi tutulacaklarını ancak Allah’ın bileceÄŸi” ihtar ediliyordu.

Her iki rivayette de çocukların azap çekeceklerine dair bir hüküm yok. Cehenneme girmek baÅŸka, azap çekmek baÅŸkadır. Cenâb-ı Hak bir kısım meleklerini Cennette bir kısmını cehennemde vazifelendirdiÄŸi gibi, dilerse çocukların da bir kısmını Cennetine bir kısmını da Cehennemine koyar. Ama, Onun rahmetinden umulur ki, Cehenneme konulan çocuklar da Cehennem melekleri gibi, azaptan azade olsunlar ve ebediyen Rab’lerini tespih ve Ona şükretsinler; yahut o çocuklar A’raf denilen Cennet-Cehennem arası bir yerde dünya hayatına benzer bir hayat sürsünler.

Gerek fetret ehlinin, gerekse gayr-i müslim çocuklarının Cennete girip girmeyeceklerini bu kadar merak etmek, hele onların Cennete girmelerini adeta kıskanır gibi bir ruh haletine girmek biraz tuhaf kaçıyor. Müslümana düşen görev, bu tip yersiz ve sonuca tesir etmeyecek münakaşalarla vakit kaybetmek yerine o çocuklara el atmanın, onları kurtarmanın yollarını aramaktır.