Kıssalar

Kıssadan Hisseler

Doğumdan Sonraki Hayat...

forum: 

Anne rahmine düşen ikiz kardeşler önceleri her-şeyden habersizdi. Haftalar birbirini izledikçe onlar da geliştiler. Elleri, ayakları, iç organları oluşmaya başladı. Bu arada, etraflarında olup biteni farketmeye başladılar. Bulundukları rahat,güvenli yeri tanıdıkça mutlulukları arttı. Birbirlerine hep aynı şeyi söylüyorlardı:

"Anne rahmine düşmemiz, burada yaşamamız ne harika değil mi? Hayat ne güzel şey be kardeşim!"

Zekat vermeyenleri ikaz eden Salebe olayi!..

forum: 

Insanin gozunu, gonlunu mal hirsi burumeye gorsun, sonrasini hesap etmesi mumkun degildir artik. Iste bahsetmek istedigimiz Salebe olayi da bunun en ibretli ornegidir.

Medine halkindan Salebe aklina koymustu bir kere, mutlaka zengin olmak istiyordu. Ama bu istegi, hakkinda hayirli mi degil mi, onu hic dusunmuyor, ‘Hayirliysa ver ya Rab’ bile diyemiyordu. Tam uc defa Efendimiz’den (sallallahu aleyhi ve sellem) zengin olmasi icin dua istemis, hatta en sonunda da yemin ederek demisti ki:

- Seni hak peygamber olarak gonderen Allah’a yemin ederim ki, beni zengin ederse fakirin hakkini fazlasiyla verecegim, yoksullara yardimda bulunacagim. Yeter ki bana istedigim zenginligi versin.

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her defasinda; “Sukrunu yaptigin az mal, sukrunu yapamadigin cok maldan hayirlidir, Salebe!” ikazinda bulunmussa da Salebe’yi zengin olmasi icin dua isteginden vazgecirmek mumkun olmamis, nihayet Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de istedigi duayi yaparak, “Salebe’yi istedigi mala kavustur ya Rab.” diye niyazda bulunmustu.

Koyun alan Salebe’nin surusu kisa zamanda oylesine cogaldi ki, mescidden cikmadigi icin cami kusu adi verilen Salebe, artik cumalara dahi gelemiyor, colde koyun surusunun pesinde kaybolup gidiyordu. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) mescidde zaman zaman Salebe’yi soruyor:

- “Colde koyun surusunun ardindan ayrilamiyor!” denince de; “Yazik oldu Salebe’ye!” diyerek uzuntusunu acikliyordu.

Bu siralarda zekat ayeti geldi. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) servet sahiplerine memurlar gonderdi. Zekatlarini toplayip hazineye getirecekler, oradan da ihtiyac sahibi fakirlere dagitilacakti. Salebe’ye de memurlar gonderdi. Onu colde surusunun pesinde bulan zekat memurlari, gelen ayetin emri geregi olarak zenginlerin malinin kirkta birini zekat olarak toplayip goturmeye geldiklerini anlattilar...

Salebe, vaktiyle verdigi sozu unutmus gibi konustu:

Sultanla Köle

forum: 

Bir zamanlar Ayaz adlı bir köle varmış. Takdir bu ya, köle bir
gün Sultan Mahmud'un kölesi olmuş. Sultan, köleyi taşıdığı
asil karakteri sebebiyle çok sevmiş. Derken Sultan'ın öylesine
itimadını kazanmış ki,bütün sultanlığın haznedârı tayin edilmiş
ve en kıymetli ve zarif mücevherler, taşlar ona emanet edilir olmuş.

Bu gelişmeyi gören saraylılar ise durumdan pek rahatsız olmuşlar.
Hasetleri ve kibirleri yüzünden, sözüm ona basit bir köleye böyle
bir mevki verilmesini vekendi rütbelerine çıkarılmasını bir türlü
hazmedememişler.

Ölüler Nasıl Dirilecek?

forum: 

Hazret-i Ibrahim Filistin'den kalkip sik sik Mekke'ye geliyor, oglu Ismâil ile hanimi Hacer'i ziyaret ediyordu. Bu mutat ziyaretlerinden birinde, yolculugunu sahilden yapmak zorunda kalmisti. Deniz kenarinda bir hayvan lesi gördü. Les üzerine dalgalar vuruyor ve dalgalarla birlikte gelen baliklar ve deniz hayvanlari, o lesten yiyorlardi. Dalga çekilince, bu defa da kara hayvanlari ve kuslar lesin basina üsüsüyorlardi. Her bir hayvan, lesten bir parça koparip midesine indiriyordu.

Hayırlısını ver Allah ım

forum: 

"Kim Allâh'tan korkarsa, Allâh ona bir çikis yolu ihsân eder ve ona beklemedigi yerden rizik verir. Kim Allâh'a güvenirse O, ona yeter. Süphesiz Allâh emrini yerine getirendir. Allâh her sey için ölçü koymustur." (Talak, 2-3)

Fatma hanim, sirtina ekin destesini aldi ve düsünceyle ilerlemeye basladi.

Birden kayinvâlidesinin sesiyle kendine geldi:
"-Kiz Fatma çabuk buraya gel. Sari inek doguruyor, yardim et!.."

Can havliyle sirtindaki destesini indirdi ve ahira kostu.

Aman Yâ Rabbi... Hayvan da olsa, ne kadar aci çekiyordu.

Hz. Isa (a.s) ile Siyah Yilan

forum: 

Isa Peygamber bir gün köye ugrar. Köyde bir elbise boyacisi vardir ki bütün köylüler kendisinden sikayetçidirler. Çünkü boyaci elbiseleri boyamak için bir yandan sularini kesmekte, bir yandan da boyalarla suyu kirletmektedir.

Köylüler toplanarak hep birden boyaciyi Isa Peygamber'e sikayet ederler ve "Ey Isa!..." derler. "Bu adama öyle bir beddua edin ki gidisi olsun, fakat bir daha dönüsü olmasin."

Bunun üzerine Isa Peygamber de söyle dua eder:
"Allah'im!.. O adama öyle siyah bir yilan musallat et ki, onu sokup öldürsün. Bir daha da gelmek nasip olmasin."

ZEKAT, MALI KORUR

forum: 

Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bir gün ashabına zekatın faydalarından bahsediyor: -Zekat malınızı manevi bir kale ile muhafaza altına alır, buyuruyordu. Yoldan geçmekte olan bir nasrani, bu sözleri duydu ve denemeye karar verdi; eve gitti nesi varsa zekatını ve sadakasını ayırdı; fakir fukaraya taksim etti. Bu sıralarda onun bir ortağı ticaret maksadıyla sefere çıkmıştı.

Peygamberimizin Ağlaması

forum: 

Resulullah (s.a.a) bir gece zevcesi Ümmü Seleme,nin evinde idi. Gece yarısı uykudan kalkıp evin karanlık bir köşesinde dua ve ağlamakla (Allah,a yalvarıp yakarmakla) meşgul oldu. Ümmü Seleme, Resulullah (s.a.a)ı yatağında görmeyince kalkıp onu aramaya koyuldu. Bir de baktı ki Resulullah (s.a.a) evin karanlık bir köşesinde durup ellerini göğe kaldırmış, ağlayarak Allah,a şöyle yalvarıp yakarıyor:

Allah,ım, Bağışladığın nimetleri benden esirgeme. Beni, düşmanların bana gülme vesilesi kılma, kıskançları bana musallat etme.

Ayakkabıcı

forum: 

Ayakkabici, yeni getirdigi mallari vitrine yerlestirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi.

Okullar kapanmak üzere oldugundan, spor ayakkabilara ragbet fazlaydi.

Gerçi mallar lüks sayilmazdi; ama küçük bir dükkan için yeterliydi.

Onlarin en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine dogru biraz daha yaklasti.

Fakat bir koltuk degnegi kullanmaktaydi. Hem de güçlükle.

Adam ona bir kez daha göz atti.

Üstündeki pantolonun sol kismi, dizinin alt kismindan sonra bostu. Bu yüzden de saga sola uçusuyordu.

Bir damla sütün cezası

forum: 

Hacı Bayram Velî Hazretlerinin müridlerinden, Yazıcıoğlu Mehmet Efendi namıyla meşhur Muhammediye kitabının yazarı (Muhammed Efendi) Edirne ve Gelibolu civarında yaşamıştır. Bu muhterem zatın bir de Ahmet isminde (Ahmed-i Bican olarak ma'ruf) kardeşi vardır. Ahmed-i Bican Hazretleri, aynı zamanda Envarıl Aşıkın kitabını Farsça-dan tercüme eden zattır.

İki kardeşten biri olan Ahmed-i Bîcan, bir gün bir camide vaaz etmekte iken ağabeyi Muhammed Yazıcıoğlu camiden içeriye girer ve küçük kardeşinin sohbetini dinlemeye başlar. Kardeşi ağabeyinin camiye geldiğinin farkındadır. Fakat bir de bakar ki, ağabeyi biraz sonra camiyi gülerek terkeder. Kürsüde nasihat etmekte olan Ahmed-i Bîcan Hazretleri, ağabeyinin bu halinden bir şey anlayamaz ve akşam eve geldiği zaman durumu annesine anlatıp durumu öğrenmesini ister. Her iki dervişin de anası, büyük oğlu Muhammed eve geldiği zaman:

Sayfalar